Ağıt – Eino Leino
Uçup giden gençlik, akan bir dere gibi
Hayat kiliminin iplikleri artık gri
Altın kirkit vurdukça vuruyor darbeleri
Boşuna, ahlar boşuna, ana tutunuyorum
Ne neşeli dostlar ne de şarap
Artık mutluluğu getiremez geri
Mazide kaldı arzularımın ihtişamlı günleri
Çoktan ruhumun cazibesi bitti tükendi
Vadiden yukarı yükseldim
Şimdi yolum yokuştan aşağı mı
Tek umudum: küçük ve acısız bir an
Biliyorum: bana huzur toprakta bahşedildi
Ama kâşifin yolunda sakin bir durak yok
Kuzey konuşuyor, güneş fırtınaya doğru batıyor
Arkada kalan kırmızı çizgi
Güzelliğe duyulan güçsüz özlem
Rüyalarımın çiçek açan yamaçları denize gömüldü
Ben fakir bir adamım: Şarkıların bedeli ağır
Her şeyimi verdim
Dayandım dayanabildiğim kadar
Hayallerimin altınını kalbimdeki kederle ödedim
Bitkinim, ah, yüreğimin ta derinliklerine dek
Acının yükü taşınamayacak kadar mı ağır
Yoksa ben iradesi olan güçsüz bir adam mıyım
Bomboş bir zafer, emeğimin sonucu koca bir yıkım
Direndiğim bütün zorluklar boşuna
Kırık zincirler, kül olmuş güzelim gemiler
Yerle bir mi oldum, ihtiyacım olan her şeye sahipken
Yaralarımdan geriye izler kaldığında buza mı dönüşeceğim
Göğün kudretine karşı umutsuz bir mücadele
Yankılanan lir hüzünlü çocukları teselli etmiyor
Kış tanrıçası meydan okuyor
Notalar düşen kanatlarla çalıyor
Ölüp giden bir canavar gibi huzura doğru ilerliyorum
Elegia – Eino Leino
Haihtuvi nuoruus niinkuin vierivä virta.
Langat jo harmaat lyö elon kultainen pirta.
Turhaan, oi turhaan tartun ma hetkehen kiini;
riemua ei suo rattoisa seura, ei viini.
Häipyvät taakse tahtoni ylpeät päivät.
Henkeni hurmat ammoin jo jälkehen jäivät.
Notkosta nousin. Taasko on painua tieni?
Toivoni ainoo: tuskaton tuokio pieni.
Tiedän ma: rauha mulle on mullassa suotu.
Etsijän tielle ei lepo lempeä luotu,
pohjoinen puhuu, myrskyhyn aurinko vaipuu,
jää punajuova: kauneuden voimaton kaipuu.
Upposi mereen unteni kukkivat kunnaat.
Mies olen köyhä: kalliit on laulujen lunnaat.
Kaikkeni annoin, hetken ma heilua jaksoin,
haavehen kullat mieleni murheella maksoin.
Uupunut olen, ah, sydänjuurihin saakka!
Liikako lienee pantukin paatinen taakka?
Tai olen niitä, joilla on tahto, ei voima?
Voittoni tyhjä, työn tulos tuntoni soima.
Siis oli suotta kestetyt, vaikeat vaivat,
katkotut kahleet, poltetut, rakkahat laivat?
Nytkö ma kaaduin, kun oli kaikkeni tarpeen?
Jähmetyn jääksi, kun meni haavani arpeen?
Toivoton taisto taivaan valtoja vastaan!
Kaikuvi kannel; lohduta laulu ei lastaan.
Hallatar haastaa, soi sävel sortuvin siivin.
Rotkoni rauhaan kuin peto kuoleva hiivin.
Finceden Türkçeye çeviren Fuat Eren
